Kum Saati ve Sayılar
İsrail’de değişen anket verileri ve bölgesel dengelerin kırılganlığı üzerine.
Masadaki rakamların ağırlığı, bazen gerçek mermilerden daha fazladır. İsrail’de 55’ten 51’e düşen o dört sandalye, basit bir aritmetik kaybı değil. O dört koltuk, Tel Aviv’in koridorlarında yön değiştiren rüzgarın somut kanıtıdır.
Anketler, diplomatik telgraflar gibidir. Ne söylendiğinden ziyade neyin gizlendiğiyle ilgilenirler. Devlet televizyonunun son verileri, bir zafer beklentisinin üzerine soğuk su döküyor. Hesaplar karıştı, öngörüler tozlu raflara kalktı.
Muhalefet kan kaybediyor. Koalisyon hesapları, kum üzerine yazılmış birer senaryoya dönüştü. 51 rakamı, iktidarın anahtarını değil, kilitli kapıların sayısını temsil ediyor. Her eksilen sandalye, masadaki pazarlığın bedelini bir kat daha artırır.
Cenevre’de, kapalı kapılar ardında yürütülen müzakerelerde gerçeğin rengini masadaki sessizlikten anlardık. İnsanlar yalan söylerken gözlerini kaçırmazlar, aksine size daha dik bakarlar. Masada oturanların niyetlerini anlamak için söylediklerine değil, söylemediklerine bakardık.
Şu an Kudüs’te sessizlik değil, hesap makinelerinin mekanik sesi var. Rakamlar azaldıkça, pazarlıkların şiddeti ve vaatlerin boyutu artar. İs
Ceylan Arslan
BM'de 12 yıl geçirdikten sonra masanın arkasından sıkılıp yazmaya başladı.