Sessizliğin Borsa Değeri
Huawei FreeBuds 7 ve modern dünyada gürültüden kaçmanın faturası
Bostanlı’da bir kafede oturuyorum. Yan masada üç genç girişimci, muhtemelen dünyayı kurtaracak ama henüz kirayı ödeyememiş bir aplikasyonu tartışıyor. Arkada mutfaktan gelen tabak sesleri, caddeden geçen modifiyeli bir şahinin egzoz patlaması ve rüzgarın uğultusu birbirine karışıyor.
İnsan beyni bu kadar gürültüyü kaldırmak için tasarlanmadı. Huawei tam da bu noktada yeni FreeBuds 7’yi piyasaya sürdü. Gelişmiş gürültü engelleme (yani etrafınızdaki kaosun sesini kısma teknolojisi) ve yüksek ses kalitesiyle gelmişler. Teknoloji dünyası buna 'inovasyon' diyor, ben ise 'gerçeklikten kaçış vergisi'.
Ekonomi de tam olarak böyle bir şey zaten. Sürekli bir gürültü hali. Bir tarafta enflasyon —yani her sabah uyandığınızda ekmeğin biraz daha küçüldüğünü fark ettiğiniz o tatsız his— diğer tarafta faiz kararları, borsa spekülasyonları ve 'şu coin uçacak' diyen enişteniz. Bu gürültünün içinde mantıklı bir karar vermek, fırtınada mum yakmaya benziyor.
Durum tam olarak Bornova pazarındaki akşamüstü keşmekeşine benziyor. Bir yanda 'limonun kilosu beş lira' diye bağıran amca, diğer yanda 'abla seç al' diyen tezgahtar, arkada birbirine çarpan pazar arabaları... Huawei FreeBuds 7 takmak, o pazarın tam ortasında durup sadece sevdiğiniz şarkıyı duymak gibi bir vaat. Ama mesele şu: Siz o gürültüyü duymuyorsunuz diye, pazarcı bağırmayı bırakmıyor. Domatesin fiyatı da düşmüyor.
Şirketler artık bize sadece bir cihaz satmıyor. Bize bir 'filtre' satıyorlar. Dünyanın çirkinliğini, sokağın gürültüsünü, komşunun tadilat sesini filtreleme lüksü. Bu kulaklıkların fiyatı arttıkça, aslında toplumun huzura olan açlığının primini ödüyoruz.
Teknoloji devleri biliyor ki; dışarıda ne kadar çok gürültü varsa, sessizlik o kadar pahalı bir meta haline gelir. Eskiden zenginlik altınla, toprakla ölçülürdü; şimdi kafanı dinleyebildiğin o birkaç dakikanın maliyetiyle ölçülüyor.
Sonuçta o kulaklığı takıp dünyayı sessize alabilirsiniz. Ama ay sonunda kredi kartı ekstresi geldiğinde, o gürültü en yüksek frekanstan kulağınızın dibinde patlamaya devam edecek. Gerçeklik, gürültü engelleme modunda bile kapıyı çalar. Genelde de elinde bir faturayla gelir.
Mert Yıldız
Londra'da para kazanmaktan sıkılıp İzmir'e döndü. Üç fincan kahve olmadan yazmaz.