Geç Yaşlanma Lüksü
Geceden çalınan saatler kimin zamanından düşülüyor?
Kadıköy'den binen orta yaşlı bir kadın, elindeki termosu sıkı sıkıya tutmuş, gözlerini camdaki kendi yorgun aksine dikmişti. Üzerindeki trençkotun yakası kalkıktı ama rüzgarın içeri sızmasına engel olamıyordu; sabahın kör karanlığında işe yetişmeye çalışan o milyonlarca bedenden biriydi sadece. Metronun sarı ışıkları altında, gözaltındaki morlukları kapatmaya çalışan aceleci bir parmak hareketiyle hayatı omuzlamıştı. Tam o saatlerde, ekranlarda "geç yaşlanmanın sırrı akşamdan çalmak" diye parlatılan sağlıklı yaşam reçeteleri akıyordu. Uykudan, dinlenmeden, huzurdan çalınan o birkaç saat, parası olanın kendine yatırım yaptığı bir wellness ritüeli olarak pazarlanıyordu.
Halbuki yoksulluğun ve hayatta kalma mücadelesinin içinde akşamdan çalınan saatler bir lüks değil, çalınan ömrün kendisidir. Biz bu şehirde, gecenin köründe ev temizliğinden dönen kadınların, sabaha karşı fırını yakan gençlerin akşamdan neyi çaldığını çok iyi biliyoruz. Onlar zamandan değil, ancak ertesi gün hayatta kalabilmek için gerekli olan uykusuzluktan ve dermansızlıktan pay koparıyorlar. Sağlıklı yaşam endüstrisi, kronik sömürüyü bir kişisel gelişim başarısı gibi paketleyip önümüze koyuyor. Yorulmayı, uykusuz kalmayı, geceyi gündüze katmayı estetik bir tercih sanmamızı istiyorlar.
Geç yaşlanmak bir genetik şans ya da doğru detoks programının sonucu değildir; yoksul doğmamış olmanın, zamanını satın alabilmenin ve başkalarının emeği üzerinden nefes alabilmenin konforudur. Hayatını güvencesizliğe satmış bir kadına "akşamdan çal" demek, açık bir alaydır. Çünkü o kadın zaten akşamdan değil, doğrudan geleceğinden, çocuklarının neşesinden ve kendi bedeninden çalmaktadır. Sistemi sorgulatmayan her sağlıklı yaşam tavşanı, ezilenlerin sırtındaki yükü biraz daha ağırlaştırır.
O kadın Kadıköy durağında trenden inerken, elindeki termosun buharı çoktan tükenmişti. Ne geceden çalacak bir zamanı kalmıştı ne de yaşlanmayı geciktirecek bir dermanı.
Ayşe Tunç
Diyarbakır doğumlu, İstanbul'da yaşıyor. Üç çocuk annesi, üniversitede ders veriyor.