Patika Siyaseti ve Modern Fatihler
Kaçkar’ın sırtında koşanlar, o sırtın yükünü bilmezler.
Atalarımızın yük taşırken can verdiği patikalarda tayt giyip koşan iki bin kişi, medeniyetin bittiği yerin fotoğrafıdır.
Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde uluslararası bir maraton düzenlenmiş. 63 ülkeden sporcular gelmiş. Asırlık göç yollarını "parkur" yapmışlar. Buna turizm diyorlar. Ben buna hafıza kaybı diyorum.
Güç, sadece toprağa el koymak değildir. Güç, o toprağın acısını eğlenceye dönüştürebilme cüretidir.
O yollar, yaylacıların hayvanlarını otlatmak, rızkını taşımak için tırnaklarıyla kazıdığı yollardır. Şimdi ise yüksek teknolojili ayakkabıların altında birer istatistik verisine dönüştü. Üç gazeteden kovulmuş bir adam olarak söylüyorum, kovulmak bile bu yapaylıktan daha gerçektir.
Siyaset tam da burada başlar. Yerel olanın küresel bir marka tarafından yutulmasında başlar.
63 ülkeden gelen, üzerlerinde binlerce dolarlık teknolojik zırhlar taşıyan, her adımını uydular aracılığıyla dünyaya servis eden bu modern fatihler, Kaçkar’ın sarp yamaçlarını birer spor salonu aletine indirgerken aslında oradaki bin yıllık hayatta kalma mücadelesinin mezar taşları üzerinde tepiniyorlar.
Mesele spor değil. Mesele, coğrafyanın bir dekorasyon malzemesi haline getirilmesidir. Zorluk artık bir yaşam biçimi değil, satın alınan bir deneyimdir.
Kimse o dağların neden o yollara sahip olduğunu sormuyor. Herkes bitiş çizgisindeki madalyanın peşinde.
İnsanlık, gerçek zorluktan kaçıp yapay zorluklar satın alacak kadar zenginleşti. Ancak o dağların ruhunu anlayacak kadar fakirleşti.
Masayı topluyorum.
Can Erdem
Üç gazeteden kovulmuş. Bununla övünür. Sigarayı bırakmış ama hâlâ özlüyor.