Gökyüzü Kapanırken
Caydırıcılığın bittiği yerde konsolosluk uyarıları başlar.
Diplomaside "karmaşık" sözcüğü, kontrolün kaybedildiğinin kibar faturasıdır.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu’daki vatandaşlarına bir uyarı geçti. Sosyal medya üzerinden yapıldı duyuru. Uçuş iptalleri, kapanan hava sahaları, ansızın rota değiştiren sivil uçaklar.
Devletler bazen fısıldar, bazen masaya vurur. Ancak X üzerinden vatandaşlarına "tarifenizi kontrol edin" dedikleri an, kapalı kapılar ardındaki caydırıcılık tükenmiş demektir. Mesele bavulunu toplayan bir turistin aktarma kaçırması değil. Gökyüzünün bir kez daha jeopolitik bir rehineye dönüşmesidir.
Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ın altyapısına yönelik saldırıları metinde açıkça anılıyor. Hatırlatma kılığında bir çaresizlik itirafı bu. Benzer metinlerin taslaklarını masada çok gördüm; tahliye emrinden bir önceki basamak hep böyle adlandırılır. Soğuk, usulüne uygun ve tehlikeli biçimde mesafeli.
Hava sahası, uluslararası hukukun en kırılgan uzlaşısıdır. Yeryüzünde sınırları hendeklerle, duvarlarla koruyabilirsiniz. Gökyüzü ise sadece tarafların asgari rızasına dayanır. O rıza birkaç bin dolarlık kamikaze dronlarıyla delindiğinde, trilyon dolarlık savunma doktrinleri sıradan bir tüketici danışma hattına dönüşür.
Washington kendi insanına "başınızın çaresine bakın" diyor aslında. Çatışmanın sınırlarını kimsenin yönetemediği bir coğrafyada, elçiliklerin gücü sadece tweet atmaya yetiyor.
Sivil havacılığı rehin alan bu asimetrik denklemin ortasında, küresel güçlerin kendi göklerini bile açık tutamayacak kadar zayıfladığını kabul etmeye hazır mıyız?
Ceylan Arslan
BM'de 12 yıl geçirdikten sonra masanın arkasından sıkılıp yazmaya başladı.