Kadife Koltuklu Sığınaklar
Kadıköy'deki rezidanstan BM salonlarına uzanan o tanıdık illüzyon.
Kadıköy'de bir rezidans katı. Klimalar sessiz çalışıyor, ekrandaki logolar kusursuz, ses tonları güven veriyor. Yıllar önce Cenevre'de benzer bir ahşap masanın karşısında oturduğumda da sesler tam böyle çıkardı; ölçülü, sakin, ikna edici.
Sistem, inandırıcılık üzerine kuruludur.
İddianamedeki rakamlar iki yüz on yıllık hapis talepleriyle çarpıldığında bile o çağrı merkezinin ruhu kaybolmuyor. Çünkü modern dolandırıcılık artık sokak işi değil; zarif bir kurumsal mimari.
Uluslararası ilişkilerde de kural aynıdır.
En büyük yalanlar en pahalı salonlarda, en kusursuz tercüme kulaklıklarıyla söylenir. Karşınızdaki adamın yalan söylediğini bilirsiniz, o sizin bildiğinizi bilir, yine de o metin okunmaya devam eder.
Rezidans odasındaki ekranlar siyahın tonuna kadar hesaplanmıştır.
Devletler arası masalarda da krizlerin rengi benzer bir paletten seçilir. Korku, en verimli para birimidir.
Vatandaş telefondaki sese inandığı an, varlığı yetkiyle devretmeye hazırdır.
Diplomaside de halklar kendi güvenlerinin sahte çağrı merkezlerine havale edilmesini izler.
Savcılığın hazırladığı o dosya sadece bir adli vaka değil.
O dosya, modern dünyanın en kusursuz simülasyonunun dökümüdür.
Gerçek güvenlik hissi ile onun taklidi arasındaki o ince çizgi, bir kartvizit kalınlığındadır.
Kaybettiğimiz şey para mıdır gerçekten, yoksa güvenin artık menkul bir değere dönüşmüş olması mı?
Ceylan Arslan
BM'de 12 yıl geçirdikten sonra masanın arkasından sıkılıp yazmaya başladı.