Karanlık Merdivenler
Küresel krizlerin gölgesinde, en küçük bir eşik her şeyi bitirir.
Fatih’teki bir kıraathanenin o loş basamakları, büyük devletlerin closed-door müzakere masalarından çok da farklı değil. Alt kata inen bir adam, karanlıkta kayan bir adım ve baki kalan sessizlik. Güvenlik kamerasının kaydettiği o üç saniye, hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor.
Uluslararası ilişkiler literatürü rasyonel aktörler üzerine kuruludur. Oysa tarih, büyük imparatorlukların stratejik hatalardan değil, küçük ihmallerden nasıl yıkıldığının kataloğuyla doludur.
Sedat Asabi’nin alt kata inme gerekçesi basitti. Jeopolitikte de krizler genellikle en temel insani ihtiyaçların yönetilememesinden başlar.
Kameralar her şeyi kaydeder ama kimse düşüşü engellemez. Sınır taşkınlarında da gözler sadece izler.
Polis ekipleri şimdi rapor hazırlıyor. Diplomasi de tıpkı öyledir; felaket geldikten sonra kurulan komisyonlar sadece kâğıt üzerindedir.
Her çöküşün ardında ihmal edilmiş bir merdiven başı vardır. Biz o basamağın kaçıncısındayız?
Ceylan Arslan
BM'de 12 yıl geçirdikten sonra masanın arkasından sıkılıp yazmaya başladı.